• Millî Kültür

  • Bir kelimenin kökü mühim değil, telâffuzu mühimdir. Sesi ve mîmârîsi millî olduktan sonra kelimeler nereden alınırsa alınsın mâdem ki lisâna girmiştir, şu halde Türkçe olmuştur. Sâmiha Ayverdi

  • Kültür, milli; medeniyet, milletler arasıdır.

  • "Medeniyet gül alıp gül satmak, gülü gül ile tartmaktır. Ömer Özercan

Copyright 2019 - Custom text here

ADALET

Biz değirmenci gibiyiz, buğday getiren un, taş getiren kum alır. Adalet arayan taş getirip una talip olmaz, getirdiğiniz şeyle birlikte hakkınızdaki hükmü veren kendiniz olursunuz, değirmenci değil.

...

Medeniyet"in sayısız tanımı yapılmış. Bir tanım da biz yapalım: "Medeniyet gül alıp gül satmak, gülü gül ile tartmaktır.

Ömer Özercan

Ailenin maruz kaldığı büyük tehditler

En büyük meselemiz, ailenin maruz kaldığı büyük tehditler. Geçim zor. Tek maaşla geçinilmiyor. Kadınlar eskisine kıyasla hem daha fazla eğitim gördüğü hem aile bütçesine destek için gitgide artan oranda çalışır oldu. Erkekler çalışan eşlerine gereken desteği vermiyor. Kadın hem psikolojik olarak, hem fizikî olarak aşırı yük altında, aşırı yoruluyor ve yıpranıyor. Erkeklerin desteğinin yetersizliği, anlayışsızlığı bu yıpranmayı artırıyor. Bir süre sonra birlikte yaşamak manasını, kıymetini, sürdürülebilirliğini kaybediyor, ipler kopuyor. Bunlar uzun senelerdir, çok sayıda örneğin yakınen şahidi olunarak ifade edilen üzücü ve vahim hakikatler. Eşine ve çocuklarına gereken ilgiyi göstermesi, destek olması konusunda kendilerini sürekli ikaz ettiğim amcalar maalesef bu idrakten hâlâ uzaklar, hâlâ kendilerini kusursuz, mükemmel zannetmeye devam ediyor, hatalarını istikrarlı ve azimli biçimde sürdürüyorlar. Ailenin çocukluktan itibaren gereği gibi eğitmediği kişiyi ileri yaşlarda değiştirmek, yanlış alışkanlıklardan uzaklaştırmak, yeni ve gerekli alışkanlıkları kazandırmak çok zor. Ana babasından gereken sevgiyi, şefkati, ilgiyi, saygıyı, merhameti görmemiş olanlar kendi çocuklarını ve eşlerini de bunlardan mahrum ediyor.

Devamını oku...

Seçimlere dair...

"Asıl SEÇİM"

Seçimlere dair...
ÖMER ÖZERCAN·2 NİSAN 2019 SALI
"Amca, neden seçimlere dair yazmıyorsun?" diye soruyor bir teyze.

Yazmaz olur muyum!

Hemen her gün "seçim"lere dair yazıyorum. Hepimizin her günü sürekli çeşitli seçimlerle geçiyor. Asıl SEÇİM bunlar değil mi?

- Çocuklarına, torunlarına nitelikli zaman ayırmak veya ayırmamak,
- Eşine ev işlerinde yardımcı olmak veya olmamak,
- Eşine "eline sağlık" demek, teşekkür etmek veya kalp kırmak için bahane aramak,
- Tarafik kuralların uymak veya uymamak,
- Sözünde durmak veya durmamak,
- Randevuya zamanında gitmek veya geç kalmak,
- Emanet edilen sırrı saklamak veya başklarına yetiştimek,
- Şükretmek veya nankörlük etmek,
- Sabretmek veya şikayet etmek,
- Tevekkül veya isyan etmek,
- Sıranın sonuna geçmek veya araya kaynak yapmak,
- Başkasının ayıbını örnek veya ayıp aramak, gördüğünü yaymak,
- Çöpleri geri dönüşüm için ayrı poşetlere koymak veya kağıtla organik atıkları aynı yere koyup ayrıştırılmasını zorlaştırmak,
- Bitmiş pilleri özel pil toplama kutularına veya çöpe atmak,
- Sevgi/hoşgörü veya nefret/horgörü,
- Selamlaşmak veya suratını çevirmek,
- Barıştırmak veya ara açmak,
- İşini özenerek yapmak veya savsaklamak,
- Söylemek veya söylenmek,
- ...

İnsanlar Arasındaki GEÇİMSİZLİK

 

Gençler, en büyük derdimiz petrolümüzün olmaması veya benzeri şeyler değil, insanlar arasındaki GEÇİMSİZLİK. Maalesef bu geçimsizlik çok ileri safhada ve zaten çok kıt kaynaklarımızı daha da azaltan, verimsizleştiren bir mesele. Kanser gibi sosyal bünyenin her hücresine sirayet etmiş, tesirini icra etmekte. Meydanlarda toplanan beş milyon kişi ertesi sabah trafikte, aile içinde, iş yerinde, sınıfta, kantinde, parkta birbiri ile dalaşmak için bahane arıyor.

Kılıçları kınına koyup, ancak düşman için çıkarmak lazım, tabiî her şeyden önce çevremizdekileri düşman olarak görmekten vazgeçmeli.

Ömer Özercan

Kendi gerçeklerimiz çerçevesinde kendi dünyaya bakış açımız

Laiklik tartışmalarında sık kullanılan bir ifade var: "şöyle olursa Türkiye bir Ortadoğu devletine dönüşür."


Gençler; Türkiye Cumhuriyeti bir DOĞU devletidirBATI devletidir, KUZEY devletidir, GÜNEY devletidir. Türkiye Cumhuriyeti; Hun'ların, KökTürk'lerin, Selçuklu'nun, Osmanlı'nın, Doğu Roma'nın, Batı Roma'nın, Endülüs'ün, Memluk'un vb. mirasçıcısı ve vekilidir.

Anayasa, laiklik, demokrasi, kültür, medeniyet, muasırlık, ilerilik gibi mefhumları bu zeminde değerlendirmek gerek. Gavurun sığ kavram ve analizlerini marifet gibi sürekli dillendirmeyi bırakıp kendi meselelerimizi kendi gerçeklerimiz çerçevesinde kendi dünyaya bakış açımızla ele alalım.

Ömer Özercan

Büyük insanlar

 

Büyük insanlar kimsenin "malı" değildir. Sever, sayar, yolunda gidersiniz ama onların sahibi olamazsınız. Büyük insanları cephenizin mühimmatı haline getirmeyin. Onlar sizin kullanacağınız eşya/silah değildir. Öyle görürseniz o kişilere en büyük saygısızlığı ve düşmanlığı yapmış olursunuz, en büyük zararı verirsiniz. Bu ülkede Atatürk'e en büyük zararı Atatürk düşmanları değil, onu kendi malı gibi görüp bazen putlaştıran bazen de eşyaya dönüştürenler vermiştir. Tıpkı İslamiyete en çok zararı ateist veya İslam düşmanlarının değil, akılsız ve kötü niyetli "müslüman(?)"ların vermesi gibi.

 

Ömer Özercan

f t g m