• Millî Kültür

  • Bir kelimenin kökü mühim değil, telâffuzu mühimdir. Sesi ve mîmârîsi millî olduktan sonra kelimeler nereden alınırsa alınsın mâdem ki lisâna girmiştir, şu halde Türkçe olmuştur. Sâmiha Ayverdi

  • Kültür, milli; medeniyet, milletler arasıdır.

  • "Medeniyet gül alıp gül satmak, gülü gül ile tartmaktır. Ömer Özercan

Copyright 2018 - Custom text here

Bar Halk Oyunu

Bar Halk Oyunu

Bar, Türkiye’nin kuzeydoğusunda ve doğusunda, özellikle Erzurum, Bayburt, Ardahan, Kars, Artvin ve Iğdır illerinde yaygın olan bir halk dansıdır. Bitlis’in de bir bar oyunu vardır. Müzik eşliğinde, genellikle davul ve zurnanın çaldığı ezgiler üzerine, erkekler tarafından oynanır. Bar genellikle bir sıra oyunu olmakla birlikte, zaman zaman tek ve iki oyunculu olarak da icra edilir. Sıra oyununda oyuncular el ele tutuşurlar ya da kol kola verip ellerini birbirlerinin omuzuna koyarlar. Kimi zaman da, Daldala oyununda olduğu gibi, birbirlerini belden kavrarlar.

Barlar, başka bazı halk danslarına benzer biçimde belli parçalarla başlar ve belli bir sıra izleyerek devam ederler. Barlar zaman zaman sürekli zaman zaman dönüşlü oyunlardır. Genellikle ağır bir ritmle oynanırlar. Parmaklar üzerinde sekme ve sıçrama hareketleri bu oyunlarda sık rastlanan basış biçimidir. Özellikle Laççıbana oyunu bu hareketlerin maharetli sergilenişiyle göze hoş gelen bir koreografi sunar. Barlar icra edilirken belli bir sıranın izlendiği görülür. Bu sıra izlenirken, bölümlerin hızlarının ve geçkilerinin büyük önemi vardır. Barlar oynanma şekline göre farklı isimler alırlar.

Devamını oku...

Halk Oyunları Nedir?

Halk Oyunları Nedir

Halk oyunları, “Ait olduğu toplumun kültür değerlerini yansıtan; bir olayı, bir sevinci, bir üzüntüyü ifade eden; kökeni din ve büyü ile ilgili (majik ve kültik) olan; müzikli (bir müzik aleti eşliğinde veya müzik aleti olmaksızın, el , ayak gibi organlarla tempo tutarak) olarak, tek kişi veya gruplar halinde icra edilen; ölçülü ve düzenli hareketlerdir.” (Kaynak 1)

Halk oyunlarını, yukarıdaki cümlenin de ifade ettiği gibi, insanın duygularının yansımasının bir sonucu olduğunu kabul edebiliriz. Sevinçte, yani bir düğünde veya bir şenlikte insanın içi kıpır kıpırdır, yerinde duramaz, hele bir de müzik varsa insan bu sevincini hareketlere döker. Aynı şekilde, bir savaş hali veya savaş eğitimleri bile halk oyunlarımıza yansımış, Kılıç-Kalkan, Sinsin gibi oyunlar, halk oyunları içerisindeki yerlerini almışlardır.

Kısacası, insanların var olduğu günden bugüne, geleneklerini, dinini, törelerini, duygularını, düşüncelerini, içinde bulunduğu günlük yaşantısını ve etkisinde kaldığı olayları, tasvir etmek için yaptığı birtakım ritmik hareketlere "Halk Oyunu" adını veriyoruz. Bu da insanoğlunun müzikle birleştirerek ortaya koyduğu bir kültür ürünüdür.

Oyun, bir hareket ve mimik sanatıdır. Oyunu bir ses sanatı olan müzikle birleştirirsek ortaya güzel bir sanat olan halk oyunları çıkar. Bu cümleden halk oyunlarının yalnızca müzikle oynan oyunlar olduğunu düşünmemek gerekir. Oyun aynı zamanda bir mimik ve harekettir. Buna dayanarak köy seyirlik oyunlarını da halk oyunları arasında kabul edebiliriz. Köy seyirlik oyunlarında da halay tarzı oyunlar olmasa dahi bazı meydan oyunlarına müziğin eşlik ettiğini görüyoruz. Yöremizden örnek verecek olursak; Pınarbaşı, Tomarza, Sarız gibi yörelerde oynanan "Kasap oyunu (Köroğlu)", müzik eşliğinde oynanan güzel bir seyirlik oyundur. Bunun yanında köy odalarında oynanan seyirlik oyunlar da vardır. Bünyan ve çevre köylerde oda toplantılarında veya eğlencelerde oynanan “Araboğlu ve Yüzük” oyunu gibi. Bu oyunlarda bazı ezgiler ile söylenip oynanmaktadır.

Devamını oku...

f t g m